Yapay zekânın tüm endüstrileri altüst edebileceği bir gelecek için hazır
mısınız? Gelecek nesilleri nasıl eğittiğimizi yeniden düşünmemiz gerekebilir.
Yapay zekâ hem daha kullanışlı hem de daha yaygın hale geldikçe, her yerdeki çalışanlar, yeni bir otomasyon çağının kariyer beklentilerini nasıl etkileyebileceği konusunda endişe duymaya başladılar. Pew Research tarafından yapılan son bir araştırma, 10 ileri ve gelişmekte olan ekonomide çalışanların çoğunun, bilgisayarların 50 yıl içinde insanlar tarafından yapılan işlerin çoğunu yapmasını beklediğini tespit etti. İşçiler yapay zekâ ve otomasyonun iş piyasası üzerindeki etkileri konusunda son derece endişeliler.
İşgücünün ne kadar otomatikleşebileceği konusundaki tahminler %9 ile %47 arasında değişmektedir. McKinsey Danışmanlık Şirketi, 2030 yılına kadar dünya çapında 800 milyon işçinin robotik otomasyonla yer değiştirebileceğini tahmin ediyor. Bazı işler çarpıcı şekilde değişecek, diğerleri ise tamamen ortadan kalkacak.
Northeastern Üniversitesi Başkanı Joseph Aoun, belirsiz bir geleceğe ayak uydurmak için teknik veri ve insan becerilerini birleştirmek zorunda kalacağımızı ve çalışanların bu yeni ortama uyum sağlamaları durumunda eğitimin çarpıcı biçimde değişmesi gerektiğini söylüyor. İnsanlık için bulduğu çözümünün üç temel ayağı var:
TEKNİK YETENEK
Makinelerin nasıl çalıştığını ve onlarla nasıl etkileşime girildiğini anlamak. Hem yapay zekâ hem de robotik daha yetenekli hale geldikçe, makineler insanlar tarafından tekelleştirildikten sonra kendilerine biçilen rollere adım atacaklar. Bazı çalışanların işleri uzun sürmeyecek, ancak diğerleri kendilerini makinelerle çalışırken ve sonuç olarak daha verimli olduklarını göreceklerdir. Kodlama ve mühendislik bilgilerine sahip çalışanlar bu yeni iş ortamında daha iyi çalışabilmek için kendilerini daha iyi yetiştirmeye çalışacaktır.
VERİ DİSİPLİNİ
Makineler tarafından üretilen bilgi denizinde gezinmek. İşçiler, büyük işletme kararlarından, stok alımlarına ve satın alma kararlarına kadar her şeyi giderek daha fazla yönlendiren neredeyse temelsiz bilgi birikimlerini okumak, analiz etmek ve kullanmak için veri okuryazarlığına ihtiyaç duyacaklar.
İNSAN DİSİPLİNİ
Öngörülebilir bir gelecek için makineleri yapan insanların yapabileceği şey, taklit etmemek. Deneyimsel öğrenmeye daha fazla zaman ayırmalıyız.
Dünya Ekonomik Forumu, muhasebe gibi alanlarda çalışan birçok beyaz yakalının gelecekteki otomasyon sebebiyle risk altında olacağını, düşük vasıflı işlerin en savunmasız alanlar olacağını ve eğitim ile gelir arasında güçlü bir ilişki olacağını söyledi. Her iki durumda da, beceriler her zamankinden daha hızlı eskiyor. Bir nesil önce, bir yeteneğin yarı ömrü yaklaşık 26 yıldı. Bugün bu süre dört buçuk yıl ve gittikçe düşüyor.
Eğitim seviyemiz yüksek olsa bile her geçen gün daha da gelişen teknoloji karşısında, sürekli modası geçmiş hale geliyoruz. Hepimizin kendimizi yeniden eğitmesi ve kendisini güncellemesi gerekebilir. Bunu yapabilenler gelişmeye başlayabilecek. Yaşam boyu eğitime ve gerektiğinde kariyer ortası eğitime yönelmemiz gerekebilir.
Yükseköğretim sistemleri şu anda bu yeni gerçeklik için gerekli donanımlara sahip olmayabilir. Birçok üniversite, dört yıllık lisans kurslarına ve akademik araştırmalara çok fazla odaklanmış durumda. Çözüm, gerçek dünya deneyimine çok daha fazla önem vermekten geçiyor olabilir. Bu, okurken bir işte çalışmak ya da uzun süreli staj yapmak anlamına gelebilir. Kariyer deneyimine ek olarak, bu yöntemler öğrencilere, meslektaşları ile müzakere etmek ve etkileşimde bulunmak için yaşam becerileri kazandırır. Ayrıca insanların ihtiyaçları hakkında fikir sahibi olmanıza, günlük hayattaki fırsatları ve boşlukları görmenize de yardımcı olur.
Dünya Ekonomik Forumu’na göre, 2030 yılına gelindiğinde 2016 yılına göre işgücünde teknik becerilere %55 daha fazla ihtiyacımız olacak. Bazı işler ve pozisyonlar çoktan tarihe karışmış olacak ancak daha fazla iş kolu da yaratılacak. İş yerindeki makinelerle olan ilişkimizi değiştirmemiz ve eğitimimizi buna göre uyarlamamız önemli hale gelecek.
Örneğin kendinden sürüşlü arabalara sahip olduğumuzda araba sürüş eğitimi de net bir şekilde dönüşecek. Bu yüzden otomobil teknolojisi ile ilgili bazı alanları eskimeye sokacak, ancak insan becerilerini önemsiz hale getirmeyecek.
Belki de hepsinden önemlisi, insanların yapay zekânın etkilemesinin daha zor olduğu becerilere odaklanması gerekmektedir. Biz insanlar yaratıcı, yenilikçi ve girişimciyiz. Diğer insanlarla etkileşime girebilir, onlarla çalışabilir, empati kurabiliriz. Kültürel olarak çevik olabilir, farklı geçmişlere sahip insanlarla çalışabiliriz. Küresel olabiliyoruz.
Özellikle ABD, Kanada ve Avustralya'daki üniversiteler disiplinler arası çalışmalara giderek daha fazla odaklanıyor. Ancak, diğer ülkelerdeki üçüncül kurumlar yaklaşımlarında hala biraz daha geleneksel kalıyor.